İddia:Ebu Saidi’l-Hudri, Câbir b.Abdillah ve Enes b.Mâlik’ten (RA) Rasulullahın (SAV) yüzüncü seneden bahsederek “Muhakkak ki o gün yeryüzünde nefes alan hiçbir insan kalmayacak” [430] dediğini rivayet ettiniz. Bu ise batıldır. Gören gözlere aşikardır ki biz üçyüzüncü seneye girdiğimiz halde [431] insanlar (ölmek şöyle dursun)eskisinden daha çokturlar.
Cevap: Biz deriz ki, bu ya unuttukları veya Rasulullah bunu alçak sesle söylediği ve onlar da bunu duymadığı için ravilerin bir kelimeyi düşürdüğü bir hadistir. Bize kalırsa -hatta böyle olduğundan şüphemiz de yok- Rasulullah “Yeryüzünde o gün ( o zaman) sizden hayatta kimse kalmayacak” demiştir. Yani burada,bu sözün söylendiği yerde hazır bulunanları veya Ashabın hepsini kasdetmiştir. Ravi de “..sizden” kelimesini düşürmüştür. Bu ibni Mes’ud’un (R.A) “Cin gecesi” hakkında söylediği “O gece ben hariç, bizden kimse bulunmadı” sözüne benzer. Râvi, burada da “ben hariç” sözünü düşürmüştür.
Benim söylediklerimi doğrulayan diğer bir husus şudun Ebû Kudeyne, Mutarriften, o da el-Minhâl b. Amr’dan rivayet etti ki: Hz.Ali (R.A) İbnu Mes’ud’a: “Sen insanlara fetva mı veriyorsun?” dedi. O da “Evet ve onlara, sonradan gelenlerin akibetlerinin tehlikeli olduğunu bildiriyorum.” dedi. Ali:
“Bana söyler misin, sen bunu Rasulullahtan işittin mi? dedi.
İbnu Mes’ud: “Rasulullah’ı “Yüzüncü sene geldiğinde, yeryüzünde göz açıp kapayan birtek kimse kalmaz ” derken İşittim” dedi. Ali (R.A):
“Çukura isabet edemedin (hata ettin)! Rasulullah bunu sadece o gün orada bulunanlar için söyledi. Reca[432] da yüz senesinden sonra olmayacak mıdır?” [433] dedi.
Buna benzeyen ve içinde hata vuku bulan diğer bir hadis de Muhammed b. Hâlid b. Hidaş’ın bana tahdis ettiği hadistir,(Muhammed b. Halid şöyle) dedi: Bana, babam, Hammâd b.Zeyd’den, o Eyyûb’dan, o da el-Hasen’den, o da Sahr b. Kudâmetu’l-Ukayli’den (RA) haber verdi. (Sahr) RasûluIIah,”Yüz senesinden sonra doğanların Allah nazarında bir kıymeti (ehemmiyeti) yoktur” buyurdu demiştir. Eyyûb dedi ki; Sahr b.Kudâme (RA) ile karşılaştım ve ona bu hadisi sordum. “Bu hadisi bilmiyorum“dedi. EBU MUHAMMED: İşte içinde hata bulunan ve rivayetlerin birbirini tutmadığı hadis budur. [434]
—————————————————————-
[430] HAN:3 /322,34S,384.
[431] Bu kitabın Fransızca mütercimi.burada .eserin ( 256- 270 / 869-883) yıllan arasında yazıldığını hatırlatmaktadır. (M)
[432] Vâsıtiyye nüshasında bu kelime ” er-Recâ” şeklindedir. Manası da “İslamın yayılması ve İslamî fetihlerin tamamlanması yüz senesinden sonra değil midir?” seklinde olsa gerektir.
Hidiviyye kütüphanesinde mevcud nüshada İse “Deccal veya bolluk (=er-Rahâ) (yüz senesinden sonra değil mi?) şeklindedir.Bu nüshaya göre şek râvidendir.Bu takdirde mânâ: “Deccal’ın çıkması veya refah ve bolluğun vuku bulması -ki bu ikisini Rasulullah (S.A.V) haber vermiştir- yüz senesinden sonra değil mi?” şeklinde olur. Yani, sen nasıl olur da bütün insanların inkırazını (yok obuasını) icabettiren bu hadisi duyduğunu iddia edersin? demek olur. Vallâhu a’lem-Mu-sahhih-
[433] Krş.HAN: 1/ 93,er-Rahâ için: HAN: 1/ 140. krş: HAN: 2/88,121,131,
[434] İbn Kuteybe, Te’vilu Muhtelifi’l Hadisi Müdâfaası, Kayıhan Yayınları: 187-188.
VN:F [1.8.4_1055]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.8.4_1055]