Bu tür mailler zamanla karşımıza çıkıyor ve maillerde gerek dini, gerek manevi tehditler savuruluyor. "Göndermeyen memur işinden atıldı" "Göndermeyen işçi kaza yaptı" "Göndermeyen öğrenci intihar etti".. Yok devenin nalı. Dinimiz niyet ve iman üzerine kuruludur.Bunlara itimat etmemek lazımdır. Bunların ne aslı nede esası vardır.Ki zaten; “Milli” ve “Dinsel sorumluluk” denen mailleri çok kimseye göndermekle, kimse yapacağı işten vazgeçmez. Bazen maillerde “salavat zinciri oluşturuyoruz” yada “Yasin-i Şerif zinciri oluşturuyoruz” gibi yazılar da bize ulaşıyor. Yasin-i Şerif okumak elbette güzeldir. Buna yanlış diyemeyiz. Fakat "okunmazsa şu yada bu olur" gibi şeylerle göndermek son derece yanlıştır. Yasini Şerfiler ve Hatimler böyle şeylerle yayılmaz.Herkes istediği kadar okuyabilir. Bunda ısrar ediliyorsa demek ki, gayr-i dini bir niyet vardır. Bu emellere alet olduğumuz için bunları yaymak bizi vebal altında bırakabilir.. Read the rest of this entry »
Kur'an yeter ve Resulullah (a.s) hadislerine gerek yok diyenler hakkında ayet ve hadisler!
Kütüb-i Sitte, Cild 1, s.359) "
Haberiniz olsun "Bana Kitap (Kur'ân) ve O'nun kadar başkası (sünnet) verilmiştir. Haberiniz olsun, koltuğuna kurulmuş, karnı tok birilerinin şöyle diyeceği gün yakındır: "Size Kur'ân yeter, helâl nevinden onda ne varsa onları helâl bilin, haram nevinden onda ne varsa onları da haram kabul edin." Böyle diyenden sakının (Kur'ân'da zikri geçmeyen haram da var. Bu cümleden olarak) ehlî eşek eti size helâl değildir, vahşi hayvanlardan da parçalayıcı dişleri olanların eti haramdır."
(Sûre-i Nisa, Ayet 150)… "Allah'ı ve Peygamberlerini inkar edenler ve (inanma hususunda) Allah ve Peygamberlerini birbirinden ayırıp:"Bir kısmına iman ederiz, ama bir kısmına inanmayız." diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu?"
islamda delil 4 dür Kitab , Sünnet , İcma ve Kıyas
Kur’ân-ı Kerîm’in eksiksiz, yeterli, açık ve her şeyi açıklayıcı olmasına ve dinimizin de ikmal edilmiş bulunmasına rağmen sünnetin ve alimlerin ifade ettiği bir yorum ve anlatıma gerçekten ihtiyaç var mıdır diye birsoru aklımıza gelebilir. Gerçek şu ki, yüce kitabımızın yeterli, açık ve açıklayıcı oluşu elbette bir hakikattır. Ancak onun bu niteliklerine rağmen, muhatapları olan insanların anlayış seviyeleri farklı olduğu için onu tek tek doğru olarak anlayıp kavramaları mümkün değildir. Öte yandan sorumluluk için duymak değil, anlamak gerekmektedir. İnsanları anlamadıkları şeylerden sorumlu tutmak mümkün değildir. Bu sebeple kim, neyi anlamak ihtiyacında ise, ona onu anlatmak lâzımdır. En iyi, en güzel, en doğru ve en doyurucu açıklamayı da elbette Kur’an âyetlerini getirip tebliğ eden Peygamber yapacaktır. Peygamber’in açıklamaları, hiç bir zaman Kur’an’ın eksik, yetersiz ve kapalı olduğu anlamına gelmez. “Allah’a kul olmak”tan başka görevi bulunmayan insanlar, ancak bu açıklamalar sayesinde O’na nasıl kulluk edeceklerini öğrenmiş olacaklardır. Bu sebeple sünnetsiz bir müslümanlık düşünmek mümkün değildir.
Bu konu hakkında bazı kesimlerin bazı olayları çarpıtarak yazması hayli yankı yapmış olsa gerek.
Ki zaten verdiğiniz ayetlerde de Hz isanın yeniden yer yüzüne ineceği ince bir surette beyan edilmiştir.
Hz isanın gelişine dair hadislerde beyan vardır ve bu hadisler Mûtevatirdir. Mutevatir bir hadisi de inkar etmek tehlikelidir.Daha ilerisi küfre sapmasına sebebiyet verebilir.
Be delillerden bir tanesi ise Maide Suresi 110. ayette ve Al-i İmran Suresi 46. ayette geçen "kehlen" kelimesidir. Ayetlerde şu şekilde buyurulmaktadır:
Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun…" (Maide Suresi, 110)
"Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir." (Al-i İmran Suresi, 46) Read the rest of this entry »
Delikanlının biri, vaktiyle, aradıklarını kitaplarda bulmuş. kitapları okudukça merakı artmış! çok etkilenmiş. öğrendiği hakikatler karşısında hayretler içerisinde kalmış. “hay allah” demiş, “hakikatin ne olduğundan kimsenin haberi yok oysa! dünya alem bilgisizlik ve gaflet içinde yaşıyor. insanlar daha allah’ı bilmiyorlar, kendilerini tanımıyorlar. din diye putlara ya da hayallere tapıyorlar. boş yere de kavga gürültüyle birbirlerini üzüp kırıyorlar” demiş. “bu yaşta bunları fark etmem çok iyi oldu!” diye düşünmüş. “benim şimdi esas işim bu bilgileri tüm dünyaya yaymak, insanlara işin gerçeğini açıklamak olmalı. eğer, insanlar bu hakikatleri fark ederse, her şey değişir, kimse karşısındakine zarar veremez; o zaman dünya güllük-gülistanlık olur, insanlar huzur içinde yaşar. ben de insanlığa iyi bir hizmet vermiş olurum.” Read the rest of this entry »
2) Dünya Hayatını Ve Süsünü Allah'a Tercih Etmiştir
3) Açık Edepsizliktir
ve toplumda babası belli olmayan kişilerin çoğalmasına sebebiyet verir.
Şayet zina eden bu insan evli ise recm cezası, yoksa bekar bir insan için verilecek karar recm değildir,yüz değnek sopa vurulur
"Zinâ eden kadın ve erkeğin herbirine yüzer değnek vurun. Allah ve âhiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini konusunda o ikisine acımayınız. Onların ceza görmesine, inananlardan da bir topluluk şâhid olsun" (Nûr, 24/2) Read the rest of this entry »
123. Firavun dedi ki: "Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Bu, hiç şüphesiz şehirde, halkını oradan çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır. Ama yakında (başınıza gelecekleri) göreceksiniz!
124. Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım!"
Her iki ayette de geçen kelime arabi olarak "min hilâfin" dir yani karşılıklı olarak çapraz demektir. İkisinde de geçen mana aynıdır meal çevirisinde sorun yok.misal veriyorum bazısı kuranda geçen "imam" kelimsini "önder" olarak alır bu yüzden bazen yanılgılar yaşanabilir.
“Senden önce hiç bir resul veya nebî göndermedik ki, halkının hidâyetini umarak gayret gösterdiğinde, şeytan onun temennisi hakkında bir vesvese vererek, ümidini kırmak istemesin. Ama Allah, şeytanın attığı o vesveseyi giderir, sonra da âyetlerini sapasağlam, muhkem kılar. Zira Allah alîmdir, hakîmdir (herşeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir)” (Hacc, 22/52). Read the rest of this entry »
Sual: Bazı kimseler, (Peygamber, ne Hanefi, ne de Şafii idi, Sünni de değil idi) diyor. Sünnet ne demektir?
CEVAP
Demek ki mezhep de, sünnet de, bilinmiyor. Askerlikte, kara, hava ve deniz kuvvetleri vardır. Genel kurmay, karacı, havacı veya denizci değildir diyerek bu kuvvetlerden ayrı sayılır mı? Kuvvetler genel kurmaya bağlı olduğu gibi, mezhepler de Resulullaha bağlıdır.
Nasıl ki kuvvet komutanlıkları birbirinin yardımcısı ise, mezhepler de öyledir. Kendi mezhebine göre yapılması güç olan bir iş başka mezhebe göre yapılır. Mezhepler, bir elin parmakları gibi, aynı ele hizmet eder. Read the rest of this entry »
Mealdendinöğrenilmez.hatta dinden bile çıkanlar olabilir.Maal esef çogu mealler kendi içinde tutarsız olabiliyor.
birçok meallerde ibrahim as. kıssası için yıldız, ay ve güneş için “Bu benim Rabbim” diye yazılmıştır. Hiçbir açıklama yapılmamıştır. Read the rest of this entry »
Recent Comments